SİHİRLİ ÇAKMAK MASALI

Sihirli  Masalı , Çakmak adıyla Hans Christian Andersen tarafından  1800’lü yıllarda kaleme alınmış olan bu masalın yeni uyarlamasını çok seveceksiniz.. 

☆  Sihirli Çakmak Masalı oku
☆  Okunma Süresi 12 dakika

➽  Bölüm 1:

SİHİRLİ ÇAKMAK VE ASKER

Elinde tüfeği, kafasında kaskıyla savaştan dönen iri yarı bir asker, zafer kazanmanın verdiği gururla sıcak yuvasına doğru uygun adım yürüyormuş. Bir, iki… bir, iki! Dağları ovaları aşmış evine kavuşmasına da az kalmış… Derken kocaman iri gövdeli bir ağacın hemen yanında duran yaşlı bir kadına rastlamış. Kambur çirkince bir büyücüymüş bu…  Ona yaklaşmakta olan askeri görünce hemen yola çıkmış ve onu durdurmuş. 

Merhaba Asker!” diye seslenmiş yaşlı büyücü “Ne güzel kaskın, kıyafetlerin var. Elinde de tüfeğin.  Sen savaştan dönen gerçek bir asker olmalısın! Dediklerimi yaparsan sana istemediğin kadar altın verebilirim” 

Kadının söylediklerini çok saçma bulan asker, pek oralı olmamış. “İstemem teşekkür ederim kalsın” diye cevap vermiş kadına…

Yaşlı büyücü “belki de o asker sensin” diye mırıldanmış içinden… ve askerin sözlerini duymazlıktan gelerek sözlerine devam etmiş  “Bu büyük ağacı görüyor musun? Onun tepesine çıktığında dalların arasında bir oyuk göreceksin. Oradan içeri girersen ben seni sonra iple yukarı çekerim” demiş. 

Asker sormuş “Ağacın içine neden girmemi istiyorsun ki?”

➽  Bölüm 2:

KÖPEKLERİ DOYUR, ÇAKMAĞI AL

Yaşlı büyücü hevesle anlatmaya başlamış. 

O ağacın içi oyuktur ve içeride çil çil paralar ve o paraları kötü insanlardan koruyan köpekler vardır ama sen merak etme o paralardan istediğin kadar alabilirsin. Ağacın içine girdiğinde 100 adet lamba ile aydınlatılmış genişçe bir alana varırsın. Orada 3 tane kapı göreceksin. Her kapının anahtarı üzerinde takılıdır. İlk kapıdan içeri girdiğinde ortada bir sandık, sandığın üzerinde oturan gözleri fincan büyüklüğünde bir köpek göreceksin. Sakın köpekten korkma, ben sana onları doyura bilmen için özel hazırladığım büyülü kemik parçalarını vereceğim. Köpekleri doyurur, sandığı açarsın. Sandığın içinde bir sürü bakır para göreceksin. İstediğin kadar alabilirsin. İkinci kapıdan içeri girdiğinde ortada bir sandık, sandığın üzerinde oturan gözleri değirmen taşı kadar büyük bir köpek göreceksin. Korkuya kapılmana gerek yok. Köpeğe yemeğini ver sandığı aç. Sandığın içinde gümüş paralar göreceksin. Onlarda da istediğin kadar alabilirsin. Ve üçüncü kapıya geldiğinde ortada bir sandık, sandığın üzerinde oturan gözleri gece kadar siyah bir köpek göreceksin. O çok korkunç bir köpektir ama sen beni dinle ve yine korkma. Sana vereceğim bu yemeklerden ona da ver ve sandığı aç. Sandığın içinde bir sürü altın para ve bir de çakmak göreceksin. Paralardan istediğin kadar alabilirsin, altın sandığın içindeki çakmağı da yanına almayı da sakın unutma.

Yaşlı büyücü hevesle anlatmaya başlamış. 

Duyduklarına pek de inanmayan asker, büyücü kadına “peki sen ne istiyorsun” diye sormuş. 

Yaşlı büyücü, “Paraların hiç birinde gözüm yok. Benim senden isteğim yalnızca sandıkları koruyan o köpekleri sevmen ve onların karnını doyurmandır. Birde orada bir çakmak göreceksin. O çakmak senin gibi kahraman bir askerin çok işine yarayabilir. Eğer paraları istiyorsan onu da yanına almalısın.” demiş. 

Asker tamam demiş. Eline büyücünün verdiği büyülü kemikleri almış, ipi beline bağlamış ve başlamış oyuktan aşağı doğru inmeye…

➽  Bölüm 3:

AĞACIN İÇİNDEKİ HAZİNE

Ağacın gövdesinden içeri yavaş yavaş sallanmaya başlayan asker, en alta indiğinde gerçekten de yaşlı büyücünün dediği gibi 100 lamba ile aydınlatılmış 3 kapılı bir alana gelmiş. Birinci kapıdan içeri girmiş. İçeri de bir sandık, sandığın üzerinde gözleri fincan büyüklüğünde bir köpek duruyormuş. Köpekten hiç korkmayan asker, önce onu sevmiş sonra da büyücünün verdiği kemiklerden birini ona vermiş. Sandığın için bakır paralarla doluymuş. Hemen sonra ikinci kapıya giden asker, onu da açmış içerideki iri yarı köpeği görmüş, gözleri değirmen taşı kadar büyükmüş. İyi kalpli, cesur asker ondan da korkmamış. Karnı aç olan köpeği güzelce doyurmuş ve sandığı açmış bu sandığın içi de çil çil gümüş paralarla doluymuş. Üçüncü kapıya giden asker kapıyı açtığında korkunç bir köpekle karşılaşmış. İlk kez böyle bir köpek görüyormuş. Gözleri gece kadar karanlıkmış köpeğin. Büyücünün sözlerini hatırlamış ve bir cesaret o köpeğe de kemiğini uzatmış ve sandığı açmış içi çil çil altın paralarla doluymuş. Gece gibi karanlık gözleri olan bu köpeğin hemen yanında da bir çakmak duruyormuş. Asker çakmağı ne yapacağını pek bilememiş ama büyücü kadının sözünü dinlemeye karar vererek çakmağı da yanına almış. Alabildiğince parayı cebine dolduran asker, yaşlı büyücüye seslenmiş. 

“Hey tamamdır, çek beni yukarı…”

Yaşlı büyücü askeri yukarı çektikten sonra ona teşekkür etmiş ve başka tek bir söz bile söylemeden arkasını dönüp ağır adımlarla oradan uzaklaşmış. 

ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU

9 DAKİKA | Andersen tarafından yaklaşık 200 yıl önce yazılan bu masal tam bir dünya klasiği… Herkesin kendine bir pay bulduğunu bu güzel masal, kimseyi dış görünüşüne göre yargılamamayı ve hayata umut dolu bakmayı öğretiyor. Masal oku, dinle ve izle seçenekleriyle…

PRENSES VE BEZELYE TANESİ

4 DAKİKA | Tam bir prenses masalı… Eğlenceli bir masal arıyorsanız, prenses ile bezelye tanesi arasında geçenlere kulak verebilirsiniz. Andersen’den harika bir kısa masal ve bir dünya klasiği. Masal oku, masal dinle, masal izle seçenekleriyle bahtsız narin prensesimizin başına gelenlere şaşıracaksınız

PARMAK KIZ

PARMAK KIZ Parmak kız masalı ilk olarak 1835 yılında Hans Cristian Andersen tarafından yayınlanmıştır.  ☆  Parmak Kız Masalı oku ☆  Okunma Süresi 10 dakikaBir varmış... bir yokmuş...  Zamanın birinde, uzak diyarlardaki küçük bir köyde yaşayan genç bir karı koca...

TILSIM MASALI

TILSIM MASALI Tılsım Masalı  Hans Christian Andersen tarafından 1800'lü yıllarda yazılmıştır.  Genç prens ve prensesin mutluluk arayışını anlatan tılsım masalının bu versiyonunu da çok seveceksiniz... ☆  Tılsım Masalı oku ☆  Okunma Süresi 10 dakika MASAL DİNLE: Tılsım...

KURŞUN ASKER

KURŞUN ASKER MASALI Kurşun Asker Masalı, Hans Christian Andersen tarafından  1800'lü yıllarda kaleme alınmıştır. Masalın masallarla büyü tarafından yazılmış yeni uyarlamasını çok seveceksiniz..  ☆  Kurşun Asker Masalı oku ☆  Okunma Süresi 12 dakika ➽  Bölüm 1: BİR...

➽  Bölüm 3:

“BU ASKER, O OLMALI”

Cepleri tıka basa altın paralarla dolu asker, elinde bir çakmakla yaşlı büyücünün arkasından bakakalmış. Bu olanlara pek anlam veremeyen asker, zengin olmanın verdiği mutlulukla koştura koştura kasabaya ilerlemeye başlamış. Artık çok zengin bir adammış. Daha önce bu kadar çok parası olmadığı için ne yapması gerektiğini bilmiyormuş ama fakirliğin ne demek olduğunu bilen asker, yol boyunca ihtiyacı olan herkese altınlar dağıtmaya başlamış. Bebeğini beslemeye çalışan bir kadınla, alın teriyle çalışan bir ustayla, yemek alacak parası olmayan fakir insanlarla karşılaşmış. Hepsiyle sohbet edip, kibarca altın paralardan uzatıyormuş. Bu bonkör yakışıklı ve yardımsever askeri gören herkes “işte bu o asker olmalı” diyormuş. Asker, bu sözlere önce pek anlam vermemiş. Kasabada gezip iyilik dağıtan asker az ilerde iki adamın prenses hakkında konuştuklarını işitmiş.
Adam, “Kehanete göre bu yıl ülkemizin prensesi bir askerle tanışıp, evlenecekmiş.”diyormuş. 

Bizim asker, güzel prensesi çok merak etmiş ve hemen adama yanaşıp prensesi nasıl görebileceğini sormuş. Adam, başını sallayarak devam etmiş, “imkansız evlat! Kral kızını elmas tuzaklarla bezeli, kimsenin ulaşamayacağı bir şato hazırladı. Yerini bile kimse bilmiyor. Onu görmenin imkanı yok.”

 

➽  Bölüm 4:

SİHİRLİ ÇAKMAK VE KÖPEKLER İŞ BAŞINDA

Asker, “onu görmeyi çok isterdim” diye düşünmüş içinden. Sormuş soruşturmuş, herkesle konuşmuş. Prensesin nerede olduğunu bilen duyan çıkmamış.

Bu arada ceplerindeki altın paraları da bitiren asker, mum alacak parası bile kalmadığı için evinde karanlıkta oturuyormuş. Birden aklına ağacın içinden çıkardığı çakmak gelmiş.  Asker kıyafetlerinin cebinden çakmağı bulan asker, “en azından biraz ışık ihtiyacımı karşılayabilirim” diye düşünmüş. Çakmağı çakar çakmaz, birden karşısında ağaç kavuğunda gördüğü fincan gözlü köpek belirmiş. Fincan Gözlü köpek sormuş “Efendi ne emrediyor?”

Asker çok şaşırmış ama çakmağın sihirli bir çakmak olduğunu anlamış. Bir süredir fakir olduğu için karnı oldukça aç olan asker, fincan gözlü köpekten kendisini doyuracak leziz yemekler getirip getiremeyeceğini sormuş.

Askerin sorusu daha bitmeden, fincan gözlü köpek gözden kaybolmuş ve bir kaç saniye sonra birbirinden leziz bir tepsi yemekle geri dönmüş. Asker teşekkür edip karnını doyurmaya başlamış. Sihirli çakmak bir kere çaktığında fincan gözlü köpek, iki kere çaktığında değirmen taşı kadar büyük gözleri olan köpek, üç defa çaktığında gece kadar karanlık gözleri olan köpek geliyor ve askere emirlerini soruyormuş. İyi kalpli asker sihirli çakmak sayesinde artık yeniden zenginmiş.  Kıyafetler, yemekler, paralar… ev eşyaları… hatta annesinin küçükken ona okuduğu 12 dans eden prenses masal kitabını bile istemiş bir gün… O gece 12 dans eden prenses kitabı okuduğunda güzel prensesini düşünen askerin aklına bir fikir gelmiş…

Çakmağını almış ve tam 3 kere çakmış. Gece karanlığı kadar koyu gözleri olan köpek belirmiş karşısında;

Efendi, ne emrediyor?

Asker, ülkenin güzel prensesini görmek istediğini söylemiş.

Köpek bir anda gözden kaybolmuş ve birden yatağında uyuyan güzel prenses belirmiş askerin gözlerinin önünde… Asker prenses yaklaşmış, o kadar güzel uyuyormuş ki… Asker onun bu güzelliğini bir süre izledikten sonra dayanamayıp prensesi yanağından öpmüş ve hemen gitmiş. 

Sabah uyandığında prenses çok hoş bir rüya gördüğünü düşünmüş. 

➽  Bölüm 5:

PRENSES, ASKER İLE TANIŞIYOR

Asker sonraki gün yine dayanamayarak sihirli çakmak ile köpeği çağırmış ve prensesin yanına gitmek istediğini söylemiş. Köpek askeri bir anda prensesin şatosuna götürmüş. Prenses yatağında bir gece önce olanları düşünüyormuş o sırada askeri görmüş. Önce korkmuş ama askerin kibar yaklaşımı karşısında hayranlığa kapılmış. Asker özür dileyerek onu görmeden ve düşünmeden duramadığını anlatmış.  Prenses askere oracıkta aşık olmuş. Asker onu kendi evine götürmüş ancak kralın askerleri onları takip etmeyi başarmış.

Sabah gün ağarırken kralın adamları askerin evinin önündeymiş. Halk ne olduğunu anlamak için orada toplanmış. Kral, prensesin yanına izinsiz gittiği için askeri cezalandırmak istemiş. Prenses bu duruma çok üzülüyormuş ancak kral onu da dinlememiş. Çevreye toplanan kişiler, kral’ın kızını kaçıran kişinin bizim asker olduğunu öğrendiklerinde toplanıp krala yalvarmaya başlamışlar. Onun ne kadar iyi bir insan olduğunu, dürüst ve iyi kalpli olduğunu anlatmışlar krala…

Kral olanlardan bir hayli etkilenmiş ve askerin kızıyla evlenmesine izin vermiş.

Asker, prensesine sarılmış ve birlikte sonsuza kadar mutlu yaşamışlar. Cesur ve iyi kalpli asker ve akıllı prenses ülkeyi çok güzel yönetmişler.

2 Yorumlar
  1. Great content! Super high-quality! Keep it up! 🙂

    Yanıtla
Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.