“”Derste Salyangoz yarıştıran Sincap

☆  Okunma Süresi 5-8 dakika

☆  Kısa Masal, Dürüst Oduncu

Bir zamanlar dünyanın hemen her yeri yemyeşilmiş. Derin yağmur ormanları, geniş arazileri kaplar. Kocaman ağaçlarla dolu ormanlar binlerce hatta onbinlerce canlıya ev sahipliği yaparmış.

Büyük pençeleriyle salıla salına yürüyen boz ayılar, kocaman boynuzlarıyla etrafta gezinen kızıl geyikler, toprağın altına yuva yapan sevimli dağ tavşanları, kuşlar, böcekler ve binlerce hayvan burada bir arada yaşarmış.

Ormanın büyük meşe ağaçlarıyla dolu bölgesi ise sincapların en sevdiği yermiş.

Buradaki sincaplar, her gün büyük meşenin tepesindeki oyukta toplanır ve bilge sincaptan ders alırlarmış.

DERSTE SALYANGOZ YARIŞTIRILIR MI?

Sincap Obik ile arkadaşı minik Tofik burada yaşıyormuş. Her sabah birlikte yuvalarından çıkar. O ağaç senin, bu ağaç benim hoplaya zıplaya bilge sincabın dersine giderlermiş.

Tofik, dersleri pek sevmez; ders boyu ya uyuklar ya da ağacın arka taraflarındaki dallara geçer, dersi dinlemek yerine yanında getirdiği salyangozları yarıştırırmış. 

Obik ise tam bir bilge sincap hayranıymış. Onun derslerini hiç kaçırmaz, her zaman en ön dallara oturur, tüm öğretilerini ezbere bilirmiş.

Ders bitince tüm sincaplar o ağaçtan bu ağaca tırmanır, bazen bir ağaçtan bir ağaca uzun zıplayışlar yapar en zor yerlerdeki meşe palamutlarını bile toplarlarmış.

Yaz boyu bu büyük ağaçlarda bol bol meyve bulunuyormuş ancak soğuk kış aylarına hiç meyve kalmıyormuş.

Bu nedenle sincapların en önemli işlerinden biri de kış için yemek toplamakmış.

Obik ve tofik topladıkları cevizleri, meşe palamutlarını hatta küçük mantarları bile kış için biriktirmeye başlamış.

Bunu yaparken hep aynı şarkıyı söylüyorlarmış

Bol bol meşe palamudu topla… Papparapam!
Onları kış için güvenle sakla… papparapam!
Sakladığın yeri sakın unutma… papparapam!

En çok meşe palamudu severlermiş ama ceviz, badem, fındık, tomurcuklar, mantarlar, taze ağaç kabuklarını da yerlermiş.

BİLGE SİNCAP NE DEDİ?

Yine bir sabah, Obik dersin bittiğini haber vermek için tofiki dürterek uyandırmış.

       – Hadi uyan! Tüm ders uyudun ama bilge sincap dedi ki…

Tofik uykulu gözlerle arkadaşına baktı, bir de parıldayan güneşe… Dalga geçerek arkadaşını tekrarladı…

       – Bilge sincap dedi ki… dedi ki… bıktım artık.

Obik ise heyecanla anlatmaya devam etti…

       -Havalar soğumaya başladı. Daha çok yemek toplamalıyız yoksa aç kalırız.

Tofik, pek istemese de arkadaşının sözünü dinlemeye karar verdi çünkü bir kaç ay sonra aç kalmak istemiyordu.

Geniş ağaçlar bölgesinden ceviz topladılar.
Sihirli mantarlar arazisindeki lezzetli yeşil mantarları en özel yerlere istiflediler ve en sevdikleri fındık diyarına doğru yola çıktılar.

Açık arazi de ilerlerken Obik, tofiki uyardı.

       – Bilge sincap derste dedi ki… bu arazideki tehlikeli bir yırtıcı kuş…

Tofik onu umursamadan hoplaya zıplaya ilerlemeye devam etti.

O sıra da sert bir ıslık duyuldu. Gökyüzündeki yırtıcı kuşun gölgesi tam tofikin üstünde duruyordu.

Yırtıcı kuş onları boş arazide farketmiş ve takip etmeye başlamıştı.

Tofik çok korktu ve ne yapacağını bilemeyerek olduğu yerde dondu kaldı.
Yırtıcı kuş, onları yakalamak için uygun anı bekliyordu.

Obik, “sakin ol ve sakın kıpırdama” dedi kısık bir sesle… “Bilge sincap dedi ki; bu akıllı yırtıcılardan korunmak için onların akıllarını karıştırabiliriz. Bir planım var…”

SİNCAPLARIN PLANI İŞE YARAYACAK MI?

Sonra ilerideki küçük tümsekliğe doğru tırmandı. Kuşun dikkati dağılmıştı. Tümsekte bir çukur kazan Obik’e yöneldi.
Her an onu yakalamak için atılabilirdi. Obik, hızla küçük bir delik kazdı. İçine meşe palamutunu koyuyormuş gibi yaparak, kazdığı çukuru kapattı.

Kendini akıllı zanneden atmacanın kafası karışmıştı. Yırtıcı kuş, gömülü yemeği kapmak için hemen atıldı. Sincapları unutup boş çukuru kazmaya başladı…

Tofik oradan hemen uzaklaştı. İki sincap bilge sincabın dersi sayesinde kuştan kurtulmuştu. 

Tofik, yırtıcı kuşun bu numaraya kanmasına çok şaşırmıştı. Arkadaşının bilgisine hayran kalmıştı.

Güvenli ormana geri döndüklerinde Tofik, Obik’e güzelce sarıldı ve teşekkür etti.

Bilge sincabın derslerini dinlemek yerine derste salyangozları yarıştıran Tofik, bunun oldukça mantıksız olduğunu fark etmişti. Bugün bilgisizliği yüzünden neredeyse bir  kuşa yem oluyordum diye düşündü. 

Ertesi gün, tofik erkenden kalktı ve arkadaşını uyandırdı. Derse giderken hiç olmadığı kadar neşeliydi; hatta şarkılarını bile söylüyordu

Bol bol meşe palamudu topla… Papparapam!
Onları kış için güvenle sakla… papparapam!
Sakladığın yeri sakın unutma… papparapam!

Obik çok şaşırmış. Derse girince arkadaşının en ön dallara yerleştiğini gördü.
Tofik, artık dersleri dikkatle dinlemeyi çok seviyordu. Artık salyangoz yarışlarını dersten sonra arkadaşlarıyla birlikte yapıyor, daha çok eğleniyordu. 

 

0 Yorum
Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.