TAMİRCİ TIKIR TİMO MASALI
Bir varmış, bir yokmuş… Kalabalık bir şehrin ortasında, yüksek bir apartmandaki oyuncak dolu bir odada o sabah her zamanki gibi sessiz bir heyecan varmış. Tüm oyuncaklar minik Arel’in uyanmasını bekliyormuş. Kırmızı araba park yerinden çıkmak için sabırsızmış “bip bip” demek için bekliyormuş. Oyuncak vinç kolunu hafifçe kaldırmış, “Bugün çok iş var” demiş içinden. Legolar bir köşede toplaşmış, peluş oyuncaklar hazırlanmış.
Derken kapı bir anda açılmış. Bir çocuk, sonra bir tane daha… sonra bir sürü çocuk içeri dolmuş! Oyuncaklar bir o yana bir bu yana taşınmış “Vızz!” “Tak!” “Hop!” derken parçalar yere düşmüş, arabalar devrilmiş, oda karmakarışık olmuş. Sonra birden… sessizlik. Herkes gitmiş. Oyun odası yine durmuş. Ama bu kez biraz yorgunmuş.
Arel yere bakmış. Kırmızı arabanın tekeri çıkmış… yanında yuvarlanıyormuş. Arel arabayı eline almış. Parmağıyla tekerin boş yerini yoklamış. Bir süre hiçbir şey dememiş.
Tam o sırada… arkasından yumuşacık bir ses gelmiş. Küçük patiler… Tıkır, tıkır.. Bu oyun odasının sevimli tamircisi Tıkır Timo’ymuş. Elinde kocaman bir alet çantası varmış. Timo, alet çantasını yavaşça yere koymuş. Kapağını aralamış… içinde kırmızı büyük çekiç “tak” diye oynamış, tornavida “tık tık” diye kıpırdamış. Timo başını kaldırmış, Arel’e bakmış ve gülümsemiş. “Tıkır Timo gelir; bozuk ne varsa düzeltir!” demiş. Sonra kırmızı arabayı dikkatle incelemiş. “Hmm…” demiş, “Bakalım burada neler olmuş…”
Timo tornavidayı almış. “Vırrr!” diye döndürmüş. Tekeri yerinden çıkarmış, sonra tekrar takmış… takmış ama ters takmış. Arabayı yere bırakmışlar. Araba bir ileri gitmiş, sonra birden geri geri gitmeye başlamış! Timo’nun gözleri büyümüş. Arel arabaya bakmış. Timo başını hafifçe yana eğmiş. “Ama… bu biraz daha bozuldu galiba…” demiş.
Araba oyun odasında geri geri dönüyormuş. O sırada gıcırdayan minik sandalyeye çarpmış.
Timo sandalyenin de bozulduğunu anlamış. Bu kez kırmızı büyük çekici eline almış. “Tak tak!” diye hafifçe vurmuş. Sonra biraz daha vurmuş. “Tak! Tak!” Sandalye “gıcır… gıcır…” diye cevap vermiş. Timo kaşlarını kaldırmış. Bir kez daha denemiş. “TAK TAK!” Bu sefer sandalye bir sağa, bir sola sallanmış… sonra küçük bir “hop!” ile yerinden zıplar gibi olmuş!
Timo durmuş. Sandalyeye bakmış. Arel de bakmış. Timo başını yana eğmiş. “Ama… bu biraz daha bozuldu galiba…” demiş.
O sırada köşedeki oyuncak vinç sessizce bekliyormuş. Kolu yarıda kalmış, yukarı kalkmak istiyor ama kalkamıyormuş. Timo hemen yanına gitmiş. Alet çantasını açmış. Bu kez minik testereyi çıkarmış. “Cırrr…” diye dişlerini göstermiş testere. Timo tam kesmeye başlayacakmış ki… bir an durmuş. Arel’e bakmış. Sonra vince bakmış. İçeriden çok ince bir ses gelmiş. “Tık… tık…” Timo kulaklarını biraz daha yaklaştırmış. Bir şey gevşemiş gibiymiş.
Timo testereyi yavaşça indirmiş. Bir süre hiç konuşmamış. Sadece dinlemiş.

“Tıkır tıkır, Timo gelir; bozuk ne varsa düzeltir!”
Ama kırmızı araba hala odanın içinde geri geri gidiyormuş. Tamirci Tıkır Timo kırmızı arabayı yakalamış. Tekeri bu kez dikkatle incelemiş. Yerini bulmuş. Tornavidayı yavaşça çevirmiş. “Tık… tık…” Teker yerine oturmuş. Arabayı yere bırakmışlar. Araba bu kez dümdüz gitmiş. “Bip bip!”

Arel’in kaşları yavaşça düzelmiş. Timo sandalyeye bakmış. Çekici bu kez kenara koymuş. Eğilmiş, altına bakmış. Küçük bir vida gevşemiş. Tornavidayı almış. “Cırt, cırt” diye sıkmış. Sandalye artık sessizmiş. Timo ayağa kalkmış. Alet çantasını kapatmış. Arel’e bakmış ve gülümsemiş. Sonra neşeyle söylemiş: “Tıkır tıkır, Timo gelir; bozuk ne varsa düzeltir!”
Oyun odası yeniden sessizleşmiş. Ama bu kez yorgun değil, huzurluymuş. Kırmızı araba yerinde duruyor, “bip bip.” diye mutlu mutlu ilerliyormuş. Oyuncak vinç kolunu kaldırıp indiriyor, sandalye ise hiç “gıcır” demiyormuş.
Arel’in yüzü gülümsüyormuş. Kırmızı arabayı almış, park yerine yerleştirmiş. “Bip bip.” Araba tam yerine oturmuş. Sonra sandalyeyi iki eliyle tutmuş, boya masasının yanına çekmiş. Artık hiç sallanmıyormuş. Legoları tek tek toplamış, yerine dizmiş. Peluşları düzeltmiş. Oyun odası yavaş yavaş eski haline dönmüş… ama bu kez biraz daha dikkatli, biraz daha özenliymiş.
Timo alet çantasını almış. Kapağını kapatmış. Küçük patileriyle tıkır tıkır diye yürümüş. Oyuncak tamir aletlerinin olduğu raftaki rahat köşesine geçmiş. Sonra neşeyle söylemiş: “Tıkır tıkır, Timo gelir; bozuk ne varsa düzeltir!”

Artık oyuncaklar bozulduğunda kimse hemen acele etmiyormuş. Önce bakıyor, dinliyor… sonra deniyorlarmış. Tamirci Tıkır Timo masalı da burada bitmiş.
EBEVEYN SORULARI: Masal Üzerine Sohbet Edelim
- Arel arabasının bozulduğunu görünce ne hissetmiş olabilir?
- Timo neden hemen kesmeye başlamadı da önce durup dinledi?
- Sence bir şeyi tamir etmeden önce ne yapmak gerekir?
- Timo’nun yaptığı en komik şey hangisiydi?
- Sen olsan önce çekiç mi kullanırdın yoksa tornavida mı?
- Bir oyuncağın bozulduğunda ne yaparsın?