TAVŞAN İLE KAPLUMBAĞA MASALI
Bir varmış, bir yokmuş… Yemyeşil ağaçları, küçük su birikintileri, serin korulukları olan büyük bir ormanda birbirinden farklı özelliklere sahip birçok hayvan bir arada yaşarmış. Çalılık diplerinde kirpiler akşamı bekler, sincaplar meşe dallarında kozalak taşır, ağaçkakanlar kuru gövdelere tık tık vurarak yuva ararmış. Dere kıyısında kurbağalar suya atlar, yusufçuklar parlak kanatlarıyla su üstünde dolaşırmış. Güneşli taş kenarlarında ise kaplumbağalar ısınmayı severmiş; çünkü bedenleri güneşten güç toplarmış. Açık alanlarda yabani yoncalar uzar, papatyalar sallanır, böğürtlen çalıları kıvrıla kıvrıla yayılırmış. Güneş yükseldikçe orman daha da hareketlenirmiş.
O sabah da çilek çalılarının yanında üç sincap heyecanla bir şey konuşuyormuş. Kulakları dikilmiş, kuyrukları titreşiyormuş.
“Tavşan bugün yine koşacakmış.” demiş biri.
Ormanda Tavşan’ın sabah koşularını duymayan pek az olurmuş. Dere kenarında bir hızlanırmış ki toprağı pıt pıt titreştirir, ardından bir anda gözden kaybolurmuş. Koşarken uzun kulakları geriye savrulur, patileri neredeyse yere değmezmiş. Genç hayvanlar onu hayranlıkla izler, bazıları onun kadar hızlı olmayı hayal edermiş.
“Kaplumbağa da sabah erkenden yola çıkmış.” demiş diğeri.
Kaplumbağa ise güne ilk ışıklarla başlarmış. Sırtına vuran ılık güneşi sever, yolda ilerlerken çiçek kokularını içine çeker, kuş seslerini dinlermiş. Taşlı yerlere gelince adımlarını dikkatle seçer, dengesini hiç bozmazmış. Az konuşurmuş ama düşündüğü zaman hep yerinde düşünürmüş.
“Tavşan abi çok hızlı.” demiş en küçük sincap.
“Geçen hafta tilkinin önünden rüzgâr gibi geçmişti.” demiş yavru kirpi hayranlıkla.
“Ama Kaplumbağa hiç yorulmuyor.” demiş diğer sincap.
“Dün sabah çıktığı yolu akşama kadar yürüdü.”
“Ben olsam yarıda otururdum.” demiş genç tavşancık, kulaklarını silkerek. Tam o sırada patikadan pıt pıt pıt sesleri gelmiş. Çilek çalılarının yaprakları hafifçe sallanmış. Sabah koşusunu yeni bitiren Tavşan, hızlı nefesler alarak oraya varmış. Tüyleri parlıyor, göğsü inip kalkıyormuş. Söylenen sözleri duymuş, göğsünü kabartmış.
“Hız varsa her şey var.” demiş.
“Yavaş olanın şansı olmaz.”
Hayvanlar birbirine bakarken patikanın öte yanından yaprak hışırtıları duyulmuş. Çalıların arasından Kaplumbağa görünmüş. Başını yavaşça kaldırıp Tavşan’a bakmış. Yüzünde kızgınlık yokmuş, yalnızca sessiz bir merak varmış.
“Her yol sadece hızla bitmez.” demiş.
Tavşan kahkaha atmış. Kahkahası ağaç gövdelerinde yankılanmış sonra kulaklarını geriye atıp küçümseyen bir gülümsemeyle etrafa bakmış. Onu izleyen hayvanların gözlerindeki merakı fark edince daha da kabarmış.
“Duydunuz mu?” demiş. “Kaplumbağa bana yol öğretiyor.”
Birkaç yavru hayvan utangaçça birbirine bakmış. Tavşan çilek çalısının yanındaki düz toprağa patisiyle bir çizgi çekmiş.
“Ben koşarken rüzgâr bile arkamdan yetişemez ama bazıları bir yaprağın düşmesini bile geç izler.”
Sonra başını kaldırıp Kaplumbağa’ya dönmüş.“Madem hızın önemsiz olduğunu düşünüyorsun, bunu yarışta görelim.” demiş.
Kuyruğunu savurup etrafına bakmış. “Bugün herkes görsün bakalım.”
Kaplumbağa, arkadaşının kibirliliğinden rahatsız olmuş ama sakin kalmış. “Tamam, yarışalım. Görelim bakalım, kim kazanacak.”
Ormandaki hayvanlar bu haberi duyunca açıklığa toplanmış. Baykuş hakem olmuş. Tilki bitiş çizgisine renkli yapraklardan bir şerit germiş. Kirpiler heyecandan birbirine sokulmuş. Tavşan ve Kaplumbağa başlangıç çizgisinde yerlerini almışlar. Kaplumbağa içinden, “Ben kimseyi yenmek için değil, başladığım işi bitirmek için yürüyeceğim.” diye geçirmiş.
Baykuş kanatlarını kaldırmış. “Hazır… Başla!” Tavşan ok gibi fırlamış. Kuru yapraklar havalanmış, çimenler iki yana eğilmiş. Birkaç nefeste neredeyse yarı yolu geçmiş. Arkasına dönüp bakmış. Kaplumbağa hâlâ başlangıç noktasına yakın görünüyormuş.
“Bu kadar kolay mıydı?” demiş kendi kendine.
“Biraz dinlensem bile yetişemez.”
Yol kenarında büyük bir meşe ağacı varmış. Gölgesi serin, toprağı yumuşacıkmış. Tavşan ağacın altına uzanmış. Yaprakların arasından gelen rüzgâr kulağını okşamış. “Sadece gözlerimi bir an kapatacağım.” demiş. Ama bir an dediği şey, tatlı bir uykuya dönüşmüş.
O sırada Kaplumbağa, tüm yavaşlığına rağmen sabırla ilerlemeye devam etmiş. Bir süre sonra meşe ağacına varmış. Tavşan derin uykudaymış. Burnu seğiriyor, rüyasında bile koşuyormuş. Kaplumbağa durmuş. Tavşana bakmış. “Keşke hızını küçümsemeye değil, emek vermeye kullansaydı.” diye düşünmüş.
Sonra sessizce yoluna devam etmiş.
Bitiş çizgisine yaklaştığında bütün hayvanlar ayağa kalkmış. Sincaplar dallardan sarkmış. Kuşlar çember çizmiş. Baykuş gözlüklerini düzeltmiş. “Geliyor! Geliyor!” diye sesler yükselmiş.
Tam o sırada Tavşan uyanmış. Birden fırlamış. Etrafına bakmış. “Kaplumbağa nerede?” Uzakta bitiş çizgisine birkaç adım kaldığını görünce yüreği küt küt atmış. Hızla koşmuş, rüzgâr gibi geçmiş, toprak savurmuş.
Ama geç kalmış.
Kaplumbağa son adımını atıp yaprak şeridin üzerinden geçmiş. Bir anlık sessizlik olmuş. Sonra bütün orman aynı anda canlanmış. Sincaplar dallardan aşağı sarkıp kuyruklarını sallamış. Kirpiler küçük patileriyle yere vurmuş. Kurbağalar dere kıyısından zıplayarak ses çıkarmış. Kuşlar havalanıp daireler çizmiş. Baykuş kanatlarını iki yana açıp başını saygıyla eğmiş.
Orman, rüzgârdan bile güçlü bir alkış sesiyle dolmuş. Tavşan birkaç nefes sonra çizgiye ulaşmış. Kulakları düşmüş, yüzü kızarmış. İlk kez hızının yetmediğini görmüş. Kaplumbağa ona dönüp gülümsemiş.
“Sen hızlısın.” demiş.
“Ama hız, dikkat ve istikrarla birleşirse gerçek güç olur.”
Tavşan başını eğmiş. “Bugün kaybettim.” demiş. “Ama sanırım ilk kez bir şey öğrendim.”
Kaplumbağa başını sallamış. “Öğrenen kimse kaybetmiş sayılmaz.”
O günden sonra Tavşan yine hızlı koşmuş ama artık kimseyle övünmemiş. Yarıştan önce hazırlanmış, başladığı işi yarım bırakmamış. Kaplumbağa ise aynı sakin adımlarla yürümeye devam etmiş.
Ve ormanda uzun süre şu söz konuşulmuş:
“Büyük adımlar etkileyebilir, ama küçük ve sürekli adımlar hedefe ulaştırır.”
Tavşan ile Kaplumbağa masalı da burada bitmiş.
EBEVEYN SORULARI: Masal Üzerine Sohbet Edelim
Masalı bitirdikten sonra çocuğunuzla bu sorular üzerine konuşarak onun düşünme becerilerini, duygusal farkındalığını ve öz güvenini destekleyebilirsiniz. Çocuğunuzun en ilginç cevabını yorumlarda bizimle paylaşın!
- Karakter Analizi: Sence Tavşan yarışı neden kolay sandı?
- Duygu Farkındalığı: Tavşan uyandığında neler hissetmiş olabilir?
- Sabır: Kaplumbağa yol boyunca neden durmadan devam etti?
- Hayat Bağlantısı: Sen bir şeyi hemen yapamayınca bırakmak ister misin, yoksa tekrar dener misin?
- Davranış: Birini küçümsemek neden bazen insana zarar verebilir?
- Öğrenme: Bu masaldan senin aklında kalan en önemli fikir ne oldu?
Benzer klasik masallar arasında yer alan Ağustos Böceği ile Karınca masalı ile okumaya devam edebilirsiniz.