UYUYAN GÜZEL MASALI

Bir varmış bir yokmuş. Çok ama çok uzun yıllar önce, çok uzak bir ülkede, iyi yürekli bir kral ve bir kraliçe yaşarmış. Birbirini çok seven kral ve kraliçe, mutlu yuvalarını büyütecek, bir çocukları olsun istiyormuş. Günlerden bir gün bu dilekleri kabul olmuş ve güzel bir bahar mevsiminde, kraliçe, bir kız çocuğu dünyaya getirmiş. Bu güzel kızın adını “Günışığı”, “Güneşin doğduğu zaman” anlamına gelen “Aurora” koymuşlar. İşte “Uyuyan Güzel” masalı da böyle başlamış…

uyuyan güzel
uyuyan güzel,<br />
uyuyan güzel hikayesi

Tüm krallık buna çok sevinmiş. Çanlar çalınmış ve kutlamalar başlamış. Ülkenin dört bir yanına haber salınmış. Herkes güzel Aurora’ya, iyi dileklerini sunmak için, saraya gelmiş. Kral ve kraliçenin kadim dostları, diğer ülkelerin kralları ve prensleri ve hatta ülkenin sihirli ormanlarında yaşayan iyilik perileri bile gelmiş kutlamalara…
Herkes tek tek iyi dileklerini ve armağanlarını sunmuş ve sıra orman perilerine gelmiş. 

 

uyuyan güzel

Her bir orman perisi küçük prensese “sihirli bir tek hediye” sunabilecekmiş. İlk peri, pırıl pırıl parlayan kanatlarıyla küçük prenses yaklaşmış.

“Küçük prenses, benim sana armağanım “güzellik” olacak.  Eşi bulunmaz bir güzellik… Saçlarında gün ışığı parıldasın. Dudakların, kırmızı gülleri utandırsın.” demiş ve minik değneğini sallayarak, küçük prensesin üzerine, peri tozlarını serpiştirmiş…

Hemen sonra ikinci peri, şarkılar söyleyerek küçük prenses yaklaşmış “Güzel prensesim benim sana hediyem güzel bir ses olacak… Eşi benzeri bulunmaz bir ses…  Tüm yaşamın boyunca, harika ezgiler sesinde yaşayacak. Güzel sesini duyan herkes sana hayran kalacak…” demiş ve o da sihirli değneğini sallayarak peri tozlarını serpiştirmiş.

Sıra üçüncü periye gelmiş… Üçüncü peri de, uçarak hediyesini vermek üzere prensese yaklaşmış.

uyuyan güzel

❤ FARKLI BİR MASAL KEŞFEDİN  BİR DAHİ MASALI: ALBERT EINSTEIN

MALEFİZ’İN HEDİYESİ

Ancak tam da o sıra da sarayın kapıları pencereleri aniden açılmış ve etrafı toz, duman kaplamış.  Dumanların arasında yasaklı ormanın kötü kalpli, kovulmuş perisi Malefiz görülmüş. Malefiz bu kutlamalara davet edilmediği için oldukça sinirliymiş. Ne var ki kara peri Malefiz, zaten her daim sinirli ve kötüymüş.

 

uyuyan güzel, kötü peri malefiz

Kanatlarını savurmuş ve “Bakıyorum buraya gelmem pek hoş karşılanmadı ancak benim de küçük prensese bir hediyem olacak” diyerek sözlerine devam etmiş; “Küçük prensesiniz mutluluk içinde büyüyecek ve herkes tarafından sevilecek ama 16. doğum günü geldiğinde, güneş batmadan önce eline bir iğne batacak ve prenses, sonsuz bir uykuya dalacak.”

SON PERİNİN UYUYAN GÜZEL’E HEDİYESİ

Kralın adamları ve minik orman perileri Malefiz’e engel olmak istemişler ancak Malefiz bu sözleri söyler söylemez asasını sallamış ve gözden kaybolmuş…

Etrafı derin bir sessizlik kaplamış. Kral ve kraliçe çok üzgünlermiş. O sıra da hediyesini daha vermeyen üçüncü peri öne atılmış.

“Saygıdeğer kralım… Benim gücüm Malefiz’in kötü lanetini ortadan kaldırmaya yetmez ancak hediyemle bu laneti hafifletebilirim.” demiş ve ışıldayan kanatlarıyla küçük prensese yanaşmış…

“Tatlı prenses, Malefiz’in kötü lanetiyle sonsuz bir uykuya daldığında, krallığımızda zaman dursun, seninle birlikte tüm krallık uyusun ve gerçek aşkın öpücüğü seni bu derin uykudan uyandırsın.” demiş ve minik değneğini sallayarak küçük prensesin üzerine peri tozlarını serpiştirmiş.

Kral ve kraliçe, bu duruma sevinseler de, endişeleri geçmemiş… Kral, krallıktaki tüm iğneleri, çıkrık ve dikiş makinelerini toplatmış ve yok etmiş. Orman perileri de her daim prensesin yanında olacak ve onu koruyup, onunla ilgilenecekmiş.

OKYANUSUN SİHİRLİ DÜNYASINA YOLCULUK DENİZ KIZI MASALI

uyuyan güzel masalı

Prenses Aurora, mutluluk içerisinde bir çocukluk geçirmiş ve herkesin sevdiği nazik, iyi niyetli ve çok güzel bir prenses olmuş. Ayrıca harika sesiyle söylediği şarkılar herkesi büyülüyormuş. Sonunda Prenses Aurora’nın 16. yaş günü gelip çatmış. Malefiz’in lanetinin gerçekleşmesi için, gün batımına kadar zaman varmış. Kral ve kraliçe oldukça endişeliymiş. Prenses için, akıllarına gelen tüm önlemleri almışlar. Ona pencereleri olmayan korunaklı güzel bir oda hazırlatmışlar.

uyuyan güzel

Prenses Aurora gün batımına kadar odasında kalacak, kapısında muhafızlar gözlerini kırpmadan nöbet tutacaklarmış.

Prenses Aurora ona söyleneni yapmış ve tüm gün odasından dışarı çıkmamış. Oldukça da sıkılmış. Gün batarken, odasında daha önce hiç görmediği bir ışık fark etmiş, hemen ileri de, yukarıya doğru çıkan merdivenlerden geliyormuş ışık… Oldukça meraklanan prenses, merdivenleri bir bir çıkmaya başlamış.

UYUYAN GÜZEL’İN YÜZYILLIK UYKUSU

Merdivenler bir odaya açılıyormuş. Oda da yaşlı bir kadın bir çıkrık makinesinin başında bir şeyler dikiyormuş. Yaşlı kadın Aurora’yı sahte bir gülümsemeyle karşılamış. Daha önce hiç dikiş makinesi görmeyen meraklı prenses yaşlı kadına ne yaptığını sormuş.

Yaşlı kadın, “Dikiş dikiyorum sende gelip denemek ister misin?” diye sormuş ve Aurora’yı çıkrık makinesinin başına oturtturmuş. Derken kara peri Malefiz’in laneti gerçekleşmiş; çıkrık makinesinin iğnesi güzel prensesin parmağına batıvermiş ve Prenses, oracıkta derin bir uykuya dalmış.

Onunla birlikte krallıktaki herkes uyumaya başlamış. Kapıda duran muhafızlar, ayakta uyumaya başlamışlar. Sarayın aşçısı pasta kremasını karıştırırken uyuyakalmış. Kral ve kraliçe tahtlarında uyumuşlar. Hatta o sırada sütünü içen sarayın kedisi derin bir uykuya dalmış.

Orman perileri ise prenses Aurora’yı yatağına taşımışlar ve lanetin kalkacağı günü beklemeye başlamışlar.

KLASİKLERİ SEVENLERE  ÇIPLAK KRAL MASALI

UYUYAN GÜZEL’İN GERÇEK AŞKI

Aradan tam yüzyıl geçmiş. Bu süreçte krallığın her yerini sarmaşıklar kaplamış. Uyuyan güzelin hikâyesi kulaktan kulağa, çok uzak krallıklara kadar yayılmış ancak sarayı bulabilen kimse çıkmamış.

Bir gün ormandan geçen yakışıklı bir prens, sarmaşıkların arasındaki sarayı görmüş. Prensin adamları, uyuyan güzelin hikâyesini prense anlatmışlar. Oldukça meraklanan yakışıklı prens, güçlü ve dikenli sarmaşıklarla sarılı bu saraya girmeye karar vermiş. Keskin kılıcıyla sarmaşıkları kese kese ilerlemiş ve sonunda saraya varmış. Saraya vardığında, herkesin olduğu yerde uyuyakaldığını görünce oldukça şaşırmış. Sarayda ilerlemiş ve uyuyan güzelin odasına gelmiş.

Odaya girer girmez yatakta uyuyan, saçları gün ışığı kadar parlak, dudakları kırmızı gülleri kıskandıracak kadar kırmızı uyuyan güzeli görmüş ve görür görmez ona âşık olmuş. Ne kadar narin, ne kadar da güzelmiş. Prens, uyuyan güzele yaklaşmış ve güzeller güzeli prensesin alnına bir öpücük kondurmuş.

BU MASALI ÇOK SEVECEKSİNİZ  DERSTE SALYANGOZ YARIŞTIRAN SİNCAP MASALI

UYUYAN GÜZEL MASALI MUTLU SON

Uyuyan güzel, tam da o an, gözlerini açmış ve karşısında yakışıklı prensi görmüş. Aynı anda uyuyan güzelle birlikte, krallıktaki herkes yüzyıllık uykudan uyanmış. Kapıda duran muhafızlar uyanmış, sarayın pasta kremasını karıştıran aşçısı uyanmış hatta sarayın kedisi bile yüzyıllık derin uykusundan uyanmış. Tahtlarında uyuyakalan Kral ve kraliçe uyandıklarında telaşla neler olduğunu anlamak için prensesin odasına koşturmuşlar ve prens ve prensesi görmüşler. Orman perileri de oradaymış.

Lanetin kalktığını anlamışlar ve çok mutlu olmuşlar.

Gerçek aşkını bulan prens, oracıkta Kral ve Kraliçe’den izin isteyerek güzel prensese evlenme teklif etmiş. Nazik Prens’i görür görmez âşık olan prenses bu teklifi kabul etmiş. Kral ve kraliçe de kızlarını kurtaran bu cesur prensi çok sevmişler. 

Çanlar çalınmış ve düğün haberi dört bir yana salınmış… o güne kadar görülmemiş harikulade bir düğün yapılmış. Prens ve prenses sonsuza kadar mutlu yaşamışlar.

Uyuyan güzel masalı da burada bitmiş. Yepyeni birbirinden güzel masallar için sitemizi yeniden ziyaret etmeyi unutmayın. Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip ederek destek olabilirsiniz.