EBEVEYN NOTU: Bu masal, Brawl Stars isimli bir oyun için yazılmıştır. Karakter özellikleri ve taktikler üzerine yoğunlaşır. Oyunu bilmeyen çocuklar için anlamlı gelmeyebilir.
Bir varmış, bir yokmuş…
Neon çatılı arenalarda maçlar biter bitmez brawler’lar Yıldız Üssü’ne dönermiş. Cam kubbenin altında yorgun botlardan kum dökülürken, masanın üstünde sessiz bir drone vınlayarak tur atarmış. Burası, savaşçılar için dinlenme değil, düşünme yeriymiş. Takımlar burada sadece kazandıklarını değil, öğrendiklerini de paylaşırmış.
O gece Shelly, Colt, Nita, Jessie ve Leon yine oradaymış. Kupalarını kenara bırakıp kendilerine sıcak kakao almışlar. Kakaoyu getiren minik robotun üstünde şu yazı parlıyormuş:
“Afiyet ve moral.”

Shelly ilk sözü almış:
“Oyuncum bugün yirmi elmas topladı ama… hepsini köşeye sakladı. Ne oldu dersiniz?”
Tüfeğini bırakıp gülümsemiş.
“Baskına uğradı. Elmaslar pat! Yere saçıldı.”
Başını iki yana sallamış.
“Köşe güvenli değil. Asıl güvenlik, kaçış yolunu açık tutmak.”
Colt hemen havaya parmağını kaldırmış:
“İşte bu! Önce hedef, sonra tetik. İkisini birden yaparsan mermi duvarı boyar.”
Namlusunu silerken anlatmış:
“İki atış, minik adım… sonra yine iki atış. Duvarı Süper’le açtın mı, hat düzleşir. Hattı tutan, maçı kazanır.”
Nita, uyuklayan ayısına bakıp kıkırdamış:
“Benimki oyuncu bebekti galiba… Elmasları ‘bi, iki, üç’ diye sayıyor.”
Masaya bir kurabiye koyup devam etmiş:
“Ayıyı madene koydum, o önde durdu, biz arkadan topladık. Ama dedim ki: Elmaslar iki kişide olsun. Düşersek hepsi gitmesin. Paylaş ki takım düşse bile dağılmasın.”

Jessie taretine göz kırpmış, sonra holografik haritayı büyütmüş.
“Sekmeli mermi sever kalabalığı.”
“Yan yana üç kişi mi var? ‘Pıt pıt pıt’, hepsi yoklanır.”
Parmağını tık edip eklemiş:
“Ama taret düşerse ben de düşmem. Hemen pozisyon değiştiririm. Ve en önemlisi: Toplanma noktası hep bellidir.”
Leon gölgeden çıkıp kupasını kaldırmış:
“Benim oyuncu haritayı okumuş gelmiş. Görünmez olduğumda nereye gitmesi gerektiğini biliyordu.”
Herkes bir ağızdan “Ooo!” diye şaşırmış.
Leon göz kırpmış:
“Okuyan hızlı öğrenir. Görünmezliği kaçmak için değil, işi bitirmek için kullanır. Ve tabii… otomatik ateş? Ancak son çare.”
Masada bir sessizlik olmuş. Sonra minik robot geri dönmüş. Bu kez birer not bırakmış:
“Nişan → Ateş.”
“Kaçış çizgisi açık.”
“Elması paylaş, oyunu paylaş.”

Shelly kupasını kaldırmış:
“Minikler yorulunca ara vermeli. Aynı planla geri döneriz.”
Colt başını sallamış:
“Koridoru paylaş, yalnız kahramanlık yok.”
Nita gülerek ayısına sarılmış:
“İki atış, bir adım geri. Panik yok.”
Jessie taretine dokunmuş:
“Toplanma yeri netse, panik gereksiz.”
Leon son lokmasını almış:
“Bilgi + sabır + nişan = zafer.”
Sabah arenalar tekrar ışıldamış. Bazı oyuncular önce harita notlarını okumuş, bazıları antrenman haritasında iki tur ısınmış. Ve o gün:
Hiçbir elmas yalnız taşınmamış,
Çıkış yolları unutulmamış,
Mermiler hedefini şaşırmamış,
Taretler dar geçidi tutmuş,
Ayı zamanında kükremiş,
Görünmez pelerin ise tam vaktinde işini bitirmiş.
Yıldız Üssü’nün kapısında, gece boyunca parlayan o söz hâlâ oradaymış:
🌟 “Önce düşün, sonra nişan al; takımınla çıkış yolunu açık tut.”


(3,79)
2 Yorum
çok güzel bayıldum
Çok güzel bir kitap , Browl Stars ı da gerçekten çok severim! Kitaba bayıldım 💫🫶🏻☺️