Bir varmış, bir yokmuş… Güneşin toprağı sıcacık ısıttığı, derelerin “şırıl şırıl” şarkı söylediği uzak bir vadide, minicik, pırıl pırıl bir tohum yaşarmış. Bu tohum o kadar küçükmüş ki, rüzgâr esince “vınnn” diye havalanır, pamuk gibi bulutların arasında usulca dans edermiş.
Bir gün bu minik tohum, yumuşacık ve nemli bir toprağın üzerine konmuş. Toprak onu bir anne kucağı gibi sarmış, sarmalamış. Tohum burada kendini çok güvende hissetmiş.
❤ FARKLI BİR MASAL KEŞFEDİN ➸ UYKU ARKADAŞIM MASALI
Anne, bebeğinin sırtını yavaşça sıvazlamış ve yumuşak bir sesle demiş ki:
“Bak bebeğim, sen de tıpkı bu minik tohum gibi çok değerlisin. İçinde kocaman bir dünya saklı.”
Minik tohum toprağın altında uyurken bir rüya görmüş. Rüyasında yavaş yavaş boyu uzuyor, minicik kökleri toprağa “tıp tıp” diye tutunuyormuş. Bazen biraz meraklanıyor, “Acaba dışarısı nasıl?” diye düşünüyormuş. O sırada gökyüzünden bir damla yağmur düşmüş: “Pıt!” Yağmur damlası usulca fısıldamış:
“Korkma minik tohum. Büyümek zamanla olur. Sen güvendesin.”
Anne, bebeğinin minik ayaklarını sevgiyle tutmuş ve söylemiş:
“Bu ayaklar da tıpkı o tohumun kökleri gibi yere güvenle basacak. Her gün biraz biraz öğrenerek büyüyeceksin.”
Tohum rüyasında kendini yavaşça yukarı doğru itmiş. Toprağı delmiş ve “pırt!” diye başını dışarı çıkarmış. Güneş ona sımsıcak gülümsemiş.
Kuşlar cıvıl cıvıl ötmüş: “Cik cik, cik cik!”
“Hoş geldin minik tohum. Ne kadar taze ve canlısın.”
Anne bebeğinin saçlarını koklamış ve sevgiyle fısıldamış:
“Sen benim hayatımın en güzel çiçeğisin. Merak ettikçe, denedikçe ve dinlendikçe büyüyeceksin.”
❤ FARKLI BİR MASAL KEŞFEDİN ➸ 3 KÜÇÜK DOMUZCUK MASALI
Minik tohum zamanla büyümüş, büyümüş… Rengârenk, mis kokulu bir çiçek olmuş. Rüzgârda “hışır hışır” sallanmış. Arılar yanına gelmiş: “Vızzz vızzz!” Hepsi onun sakin ve doğal güzelliğine hayran kalmış. Anne bebeğine sıkıca sarılmış:
“Sen de zamanla büyüyeceksin biriciğim. Ben her zaman yanındayım. Sen güvendesin.”
Akşam olmuş, ay dede vadinin üzerine gümüşten bir örtü sermiş. Minik çiçek yapraklarını yavaşça kapatmış. Mışıl mışıl bir uykuya dalmış.
Anne bebeğinin kulağına usulca fısıldamış:
“Uyu inci tanem. Sen seviliyorsun. Sen çok kıymetlisin.”
Bebek huzurla gözlerini kapamış. Rüyasında dev çiçeklerle dolu o vadide annesiyle el ele yürüyormuş. Dünyanın en tatlı bebeği, sevginin kucağında uyumuş.
