MASAL’IN SERÜVENLERİ 3: Mevsimler

Masal, minik köpeği Paspas geldiğinden bu yana çok mutluydu. Onun gelmesini çok uzun süre bekleyerek sabretmeyi öğrenmiş ve sonra bir köpeğin bakımını üstlenerek sorumluluk almayı öğrenmişti. Paspas’ı çok seviyor ve onunla ilgili sorumluluklarını asla unutmuyordu. Uyanır uyanmaz, ellerini yüzünü yıkadıktan sonra hemen bahçeye koşuyor ve tatlı köpeğine “Günaydın” dedikten sonra onun mamasını veriyor ve her gün suyunu tazeliyordu. Masal, Paspas’ı biraz sevdikten sonra kendi kahvaltısını yapmak üzere içeri giriyordu.

O gün, Paspas’la birlikte bahçede kırmızı topla oynadılar. Paspas çok sevimliydi, topun arkasından koşarken uzun kulakları bir aşağı bir yukarı sallanıp duruyordu. Masal, her zaman yaptığı gibi topu uzağa fırlatıyordu. Sonra topun arkasından ikisi birden koşuyordu. Genellikle topa ilk ulaşan Paspas oluyordu. Topu ağzına alıp kaçıyor, Masal da peşinden koşuyordu. Paspas henüz çok küçüktü ve topu vermesi gerektiğini öğrenememişti ama Masal bunun için de sabırlı olması gerektiğini biliyordu.

masalın serüvenleri 3 kırmızı top

Eğitim ile eğlence bir arada gidiyordu. Bahçede birlikte öyle çok koşuştular ki sonunda çok yorulup kendilerini çimlerin üzerine bıraktılar. Masal yattığı yerden ağaçları, dallardaki çiçekleri seyretmeye başladı. Her ağacın çiçeklerinin renkleri, şekilleri birbirinden farklıydı ve hepsi çok güzeldi. Babasının bahçeye diktiği çiçekler de rengarenkti. “Nasıl bu kadar güzel olabiliyorlar?” diye düşündü.

Bir süre sonra Masal’ın annesi elinde küçük bir battaniye ve pikniğe gittiklerinde kullandıkları kilimle birlikte yanlarına geldi.

masal ve annesi

“Ağaçlardaki çiçekleri mi seyrediyorsun?” diye sordu. Masal “Evet annecim, çok güzel hepsi. Nasıl da birdenbire bütün ağaç dalları çiçeklerle doldu?!” dedi.

Annesi “İlkbahar mevsimindeyiz Masalcım. Bu mevsimde tüm bitkiler, ağaçlar yeşerir ve çiçek açarlar. Sonra yaz mevsimi gelir ve bütün ağaçlardaki çiçekler meyvelere, bitkilerdeki çiçekler de tohumlara dönüşür.” dedi. Masal, denize girebildiği için yaz mevsimini çok seviyordu. Ayrıca yaza kadar Paspas’ın eğitiminin biteceğini hatırladı ve çok heyecanlandı. Yaz mevsimi geldiğinde köpeği tüm kelimeleri öğrenmiş olacak ve Masal’ı çok daha iyi anlayacaktı.

Mevsimler Masal’ın oldukça dikkatini çekmişti. “Yazdan sonra kış mevsimi mi geliyor?” diye sordu annesine. Masal’ın annesi “Hayır yavrum, yaz mevsiminden sonra sonbahar gelir. Sonbahar mevsimindeyse yapraklar dökülür, ağaçlar kışa hazırlanır. Kış mevsimi gelince havalar soğur, kar yağar ve tüm bitkiler, ağaçlar kış uykusuna yatarlar.” dedi.

Aslında mevsimler bir döngüdür. İlkbahar, yaz, sonbahar, kış… sonra yine ilkbahar, yaz, sonbahar, kış. İlkbaharda her yer yemyeşil olur ve renk renk çiçeklerle donanır. Ilık rüzgârlar eser.

Yaz aylarında ağaçlardan ve bitkilerden rengârenk, lezzetli meyveler toplanır. Sonbaharda yapraklar dökülmeden önce sarı, turuncu, kırmızı ve kahverenginin tüm tonlarını taşır. Kış mevsimi geldiğinde hava soğur, kar yağar. Geceleri mısır patlatılır, kestane kaynatılır, masallar anlatılır.

Masal annesinin anlattıklarını dikkatle dinlemişti. Gerçekten her mevsim ayrı güzelliklerle doluydu. Bir mevsim olmadan diğeri olamazdı. Annesi Masal’a kek getirmişti. Birlikte keklerini yediler ve bir bardak süt içtiler. Paspas da hemen yanlarında kıvrılmış uyukluyordu. Masal “Burada biraz daha kalabilir miyim annecim?” diye sordu. Annesi “Tamam Masalcım ama battaniyeni ört. İlkbaharın ilk ayları serin olur, üşümemelisin.” dedi.

Masal battaniyeye sarılıp gökyüzünü izlemeye başladı. Kuşları seyrederken “Ben de uçabilseydim ne güzel olurdu” diye düşündü. O sırada rengârenk bir kuş gelip ağacın dalına kondu.

Renkli kuş “Masalcım, köpek dostuna bir şey söyler misin? Bana öyle, beni yiyecek gibi bakmasın lütfen.” dedi. “Aaaa, sen konuşabiliyorsun?” dedi Masal. “Tabii ki konuşabiliyorum.”

Paspas da “Bunda şaşılacak ne var ki? Herkes konuşur.” dedi. Masal sevinçle “İkinizi de duyabiliyorum!” dedi. Renkli kuş “Seni ormanıma götürmek istiyorum. Benimle gelmek ister misin?” diye sordu. “Çok isterim ama biz uçamıyoruz.”

Renkli kuş “Paspas’ın kulaklarını kanat gibi kullanabiliriz.” dedi gülerek.

paspas masalın serüvenleri 3

Masal “Yarın gelsek olmaz mı?” diye sordu. “Elbette. Yarın yine gelirim.” dedi kuş ve uçup gitti. Masal Paspas’a sarıldı. “Sence biz de uçabilir miyiz?” dedi. Annesinin sesi uzaktan duyuldu: “Masalcım, eve gelmelisin.” Masalın Serüvenleri’nin 3. bölümü burada bitti.

Sizce Masal hayvanlarla gerçekten konuşabiliyor mu? Devamı için Masal’ın Serüvenleri 4. Bölümünü kaçırmayın.

Son güncelleme: 5 Şubat 2026
Paylaş
Facebook
X
WhatsApp
Masalı Oyla:
12345 (5,00)
Loading...

Masal Hakkındaki Fikirlerinizi Paylaşın:

İlgili Masallar