Bir varmış, bir yokmuş… Robloxia evreninin en dar koridorlu, en yüksek duvarlı hapishanesinde, saçı bir dilim pastırmayı andırdığı için herkesin Bacon Hair dediği kurnaz bir çocuk yaşarmış.
Bu hapishanenin gardiyanı öyle sertmiş ki, yanlış yere zıplayanı bile “Lobiye gönderirim!” diye korkuturmüş. Bacon Hair bir sabah uyanmış ve içinden bir ses şöyle demiş:
“Bugün o gündür. Ya buradan akıllıca çıkarız ya da koca bir ‘Oof!’ sesiyle havaya uçarız.” Hemen yan hücredeki arkadaşı Noob’a seslenmiş. Noob o sırada duvara karşı durmadan zıplıyormuş. Bacon Hair onu izlerken içinden, “Bu çocukla kaçmak, tek tuşla parkur bitirmeye benziyor.” diye geçirmiş ama yine de bir plan yapmış.
Birinci Adım: Dikkat Dağıtma
Gardiyan kapının önünden geçerken Bacon Hair sohbet kutusuna yazmış: “Hey gardiyan! Arkanda bedava bir Dominus şapkası var!” Gardiyan, “Bedava mı?” diyerek arkasını döndüğü an, Bacon Hair anahtar kartını kapmış. İç sesi gururla fısıldamış: “Plan dediğin böyle olur.”
İkinci Adım: Lazer Koridoru
Koridora çıktıklarında lazerlerle dolu bir bölümle karşılaşmışlar. Noob tam lazerin üstüne basacakken Bacon Hair onu durdurmuş: “Dur! Shift Lock açmadan geçersen patates olursun.”
Kendisi adımlarını sayarak lazerlerin arasından geçmiş. İç sesi keyifle eklemiş: “Bak işte… Acele yok, panik yok.”
Üçüncü Adım: Kaçış Denemesi
Son kapıda dışarıda bir helikopter duruyormuş. Ama çalışması için 500 oyun parası gerekiyormuş. Bacon Hair cebine bakmış: 10 para. Tam vazgeçecekken Noob cebinden bir kutu kola çıkarmış ve motorun içine dökmüş. Helikopter öyle bir patlamış ki, oluşan basınçla ikisi de gökyüzüne fırlamış. Bacon Hair havada süzülürken içinden şunu düşünmüş: “Her plan mükemmel olmaz… ama bazen denemek de oyunda kalmaktır.”
İkisi de okyanusa “plop” diye düşmüş. Gardiyan arkalarından bakakalmış. Bizimkiler ise çoktan başka bir oyunda Join tuşuna basmışlar bile.
Onlar ermiş muradına, biz gidelim en yüksek FPS’li bilgisayarların başına…
