Bir varmış, bir yokmuş… Çok eski zamanlarda, küçük bir köyde yaşayan dünya tatlısı bir kız varmış. Bu tatlı kız, ailesiyle birlikte yemyeşil ormanların arasındaki bir evde yaşarmış. Yaşadıkları yerde herkes ona, “Kırmızı Başlıklı Kız” diye seslenirmiş; çünkü büyükannesinin ona ördüğü kırmızı başlıklı pelerini üzerinden hiç çıkarmazmış. Bahçeye çıkarken de, gezmeye giderken de, her zaman bu pelerini giyermiş. Pelerin de ona çok yakışırmış. Kırmızı şapkasıyla onu giydiği zaman çok güzel olurmuş.

Kırmızı Başlıklı Kız ve annesi, küçük köylerinde çiçekler büyütür, kekler tatlılar yapar, şarkılar söyler; çok mutlu zamanlar geçirirlermiş. Geceleri yatmadan önce annesi Kırmızı Başlıklı Kız’a masal kitapları okurmuş. Annesinin ona en son okuduğu kitap,
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’miş.
Gündüzleri ise annesiyle birlikte nehir kenarında yürüyüşe çıkar, bazen de birlikte köyün hemen ilerisinde, ormanda yaşayan büyükannelerini ziyarete giderlermiş. Kırmızı Başlıklı Kız büyükannesini çok severmiş. Onu ziyarete gittiği zaman büyükannesinin anlattığı öyküleri dinler, birlikte çok güzel vakit geçirirlermiş.

KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ BÜYÜKANNESİNE GİDİYOR
O sabah, Kırmızı Başlıklı Kız mutfaktan gelen değişik kokularla uyanmış. Neler olduğunu görmek için koşturarak aşağı inmiş. Annesi, portakal kabuklarını, bazı şifalı otları, karanfil, tarçın ve limonla birlikte kaynatıyormuş.
“Günaydın annecim” diyerek annesinin yanına koşturmuş.

Annesi, “Günaydın sevgili kızım. Dün gece büyükannen biraz hastalanmış. Onun için sağlıklı bitkilerden çay yaptım, sıcak çorba ve mis gibi bir sebze yemeği hazırladım. Kahvaltını yaptıktan sonra bunları büyükannene götürmelisin. Bu şifalı bitkiler ona iyi gelecektir.” demiş.
Kırmızı Başlıklı Kız, bunları duyunca hemen kahvaltısını yapmış ve annesinin hasta büyükannesi için hazırladığı sepeti götürmek üzere yola koyulmuş.

Annesi, güzel kızını uğurlarken her zaman gittikleri yoldan gitmesini, ormanda oyalanmamasını ve çok dikkatli olmasını söylemiş; sonra onu alnından öpmüş.
Kırmızı Başlıklı Kız, her zaman gittikleri yolu çok iyi biliyormuş; ormandan daha önce de birçok kez geçmiş. Annesinin sözlerini çok önemsemeyen Kırmızı Başlıklı Kız, büyükannesine sıcak çorbayı götürmek üzere hızlı adımlarla ormana dalmış.

KIRMIZI BAŞLIKLI KIZIN YOLUNA KURT ÇIKIYOR
Büyükannesinin evi, köylerine yarım saat mesafedeymiş. Yürüyerek kısa zamanda gidilebiliyormuş. Kırmızı Başlıklı Kız, elinde leziz yemeklerle dolu sepeti, sırtında kırmızı başlıklı peleriniyle hoplaya zıplaya ormanda ilerlemeye başlamış.
Kırmızılar giymiş tatlı bir kızın elinde lezzetli yemeklerle dolu bir sepetle ormana girdiğini gören kurt, onu takip etmeye başlamış. Kırmızı Başlıklı Kız, ağaçların arasındaki minik patikadan hızlı hızlı ilerliyormuş.
Kurt hemen bir plan yapmış ve küçük kızın önüne çıkıvermiş:
“Merhaba, Kırmızı Başlıklı Hanımefendi… Bugün orman çok güzel. Ben yürüyüşe çıkmıştım. Siz nereye gidiyorsunuz böyle?” demiş.
❤ FARKLI BİR MASAL OKU ➸
BEZELYE TANESİ MASALI

Kırmızı Başlıklı Kız daha önce bir kurt görmediği için, bu kibar ve nazik kurttan hiç korkmamış. Soruyu da içtenlikle cevaplamış:
“Size de merhaba… Evet orman çok güzel ama ben bugün gezmeye gelmedim. Çok sevdiğim büyükannem hastalanmış; evi hemen ileride, kırık köprünün yanında. Ona lezzetli yiyecekler götürüyorum.” demiş.
Kurt, “Hasta büyükannen için üzüldüm. Bu leziz yiyecekler onu hemen iyileştirecektir. İstersen büyükannen için bir de çiçek toplayabilirsin. Rengârenk çiçekleri görünce eminim çok mutlu olacaktır.” demiş.
Bu fikir Kırmızı Başlıklı Kız’ın pek hoşuna gitmiş. Büyükannesinin rengârenk çiçekleri sevdiğini biliyormuş.
“Ormanda nereden bulabilirim ki o kadar çiçeği?” diye sormuş.
Kurt hemen atılmış:
“Hiç merak etme. Şu büyük meşe ağacının ilerisinde çok güzel, rengârenk çiçeklerin olduğu bir alan var. Oradan büyükannen için istediğin kadar mis kokulu çiçeklerden toplayabilirsin.”
Bunu duyan Kırmızı pelerinli kız, annesinin “Sakın oyalanma yavrum” sözlerini unutarak neşeyle meşe ağacının oraya doğru koşturmuş. Çiçeklerin arasına dalmış, renk renk çiçeklerden çok güzel bir demet yapmaya başlamış.

KURT, BÜYÜKANNENİN EVİNE GELİYOR
Kurdun yaptığı plan tutmuş. Kırmızı şapkalı kız çiçek toplayarak oyalanırken, kurt ondan önce büyükannenin evinin yolunu tutmuş. Kırık köprüyü görünce evin yakınlarda bir yerde olduğunu anlamış.
Biraz daha yürüyünce ormanın derinliklerinde bacası tüten büyükannenin minik evini bulmuş. Kırmızı Başlıklı Kız’ın oyalanmasını fırsat bilen kurt, büyükannenin evine yanaşmış ve kapıya vurmuş.
İçeriden yorgun büyükannenin sesi geliyormuş:
“Kim o? Güzel torunum… Kırmızı başlıklım, sen mi geldin?”
Kurt, sesini inceltmeye çalışarak:
“Evet büyükannecim, benim… Kırmızı başlıklı torunun.” demiş.
Ne var ki hasta büyükannenin bunu anlamaya mecali yokmuş.
“Gel içeri evladım, gel.” diyerek yatağından kalkmış ve kapıyı açmış.
Kapı açılır açılmaz kurt, büyükanneni yakalamış ve hemen ardından büyükannenin kıyafetlerini giymiş; büyükannenin kılığında yatağa uzanıp Kırmızı Başlıklı Kız’ı beklemeye başlamış.

KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ VE “BÜYÜKANNE”
Kırmızı Başlıklı Kız, büyükannesine güzel bir çiçek buketi götürebilmek için ormanın derinliklerine doğru ilerlemişti. Bir süre sonra yoldan iyice uzaklaştığını anlayınca topladığı çiçekleri alarak hemen yeniden yola koşmuştu.
Ormanın içinde biraz ilerledikten sonra kırık taş köprüyü görmüş; bir elinde yemek sepeti, bir elinde çiçekler, büyükannesinin evine doğru koşturmuş.
Kapıyı çalarken, “Büyükannecim ben geldim; kırmızı başlıklı torunun… Sana çok güzel yemekler, şifalı çaylar ve mis kokulu çiçekler getirdim.” demiş.
❤ MASAL OKU ➸
PARMAK KIZ MASALI

❤ FARKLI BİR MASAL KEŞFEDİN ➸
ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU
SENİN ELLERİN NEDEN BU KADAR BÜYÜK?
Kurt, büyükanne kılığında yattığı yataktan seslenmiş:
“Gel içeri yavrum. Kapının mandalını yukarıya doğru çek ve gir içeri.”
Kırmızı Başlıklı Kız kapının mandalını yukarı doğru çekmiş ve içeri girmiş. Evin perdeleri kapalıymış. “Büyükanne” yatağında yatıyormuş. Sepeti masaya bırakıp yanına gitmiş.
“Merhaba büyükannecim.”
O gün büyükannesi oldukça farklı görünüyormuş… Saçlarının arasından kocaman kulaklar çıkıyormuş.
- — Büyükanne, senin kulakların neden bu kadar büyük?
“Büyükanne” cevap vermiş:
- — Seni daha iyi duyabilmek için yavrum!
O sırada gözlerinin de çok büyük olduğunu fark etmiş.
- — Büyükanne, senin gözlerin neden bu kadar büyük?
“Büyükanne” cevap vermiş:
- — Seni daha iyi görebilmek için yavrum!
Sonra bir de ağzının ne kadar büyük olduğunu fark etmiş…
- — Peki büyükanne, senin ağzın neden bu kadar büyük?
Büyükanne kılığına girmiş olan kurt cevap vermiş:
- Seni daha iyi yutabilmek için, Kırmızı Başlıklı Kız…
Kırmızı Başlıklı Kız, yorganın altından çıkan yüzü görünce onun kurt olduğunu anlamış ve çığlık atarak kaçmış.
Çığlığını duyan avcı çok uzakta değilmiş. Hemen eve koşturmuş ve içeri dalmış. Avcı, kurdu yakalamış ve Kırmızı Başlıklı Kız’ı kurtarmış. Ardından büyükannesi de sağ salim ortaya çıkmış.
Başına gelenlere çok şaşıran ve korkan Kırmızı Başlıklı Kız, avcıya teşekkür etmiş. Büyükannesini yeniden görebildiği için çok mutlu olmuş. Sonra da annesinin öğütlerinin ne kadar önemli olduğunu anlamış…
Kırmızı Başlıklı Kız masalı da burada bitmiş… Gökten üç elma düşmüş… Biri size, biri Kırmızı Başlıklı Kız’ın sepetine, biri de bu masalı hazırlayanlara…



(3,43)
2 Yorum
Kırmızı başlıklı kızın hikayesini çıok seviorummm. Resimli masal çok güzel
ay ne güzel resimler. teşekkürler kirmizi baslikli kizı kızın hikayesi oku yun