KIRMIZI BASLIKLI KIZ

Kırmızı Başlıklı Kız Masalı  ilk olarak 1697 yılında Charles Perrault tarafından yazılmış olsa da en bilinen versiyonu yine Grimm Kardeşler tarafından kaleme alınmıştır. 

☆  Kırmızı Başlıklı Kız Masalı oku
☆  Okunma Süresi 17 dakika

Bir varmış… bir yokmuş… Çok eski zamanlarda, küçük bir köyde yaşayan dünya tatlısı bir kız varmış. Bu tatlı kız, ailesiyle birlikte yemyeşil ormanların arasındaki, küçük bir köyde yaşarlarmış.

Yaşadıkları yerde herkes ona, “kırmızı başlıklı kız” diye seslenirmiş çünkü büyük annesinin ona ördüğü kırmızı başlıklı pelerini hiç üzerinden çıkarmazmış. Bahçeye çıkarken de, gezmeye giderken de, her zaman bu pelerini giyermiş. Pelerin de ona çok yakışırmış. Kırmızı şapkasıyla onu giydiği zaman çok güzel olurmuş.

Kırmızı başlıklı kız ve annesi, küçük köylerinde, çiçekler büyütür, kekler tatlılar yapar, şarkılar söyler çok mutlu zamanlar geçirirlermiş. Geceleri yatmadan önce annesi kırmızı başlıklı kıza masal kitapları okurmuş. Annesinin ona en son okudukları kitap, Pamuk Prenses ve Yedi Cücelermiş. Gündüzleri ise annesiyle birlikte nehir kenarında yürüyüşe çıkar, bazen de birlikte köyün hemen ilerisinde, ormanda yaşayan büyük annelerini ziyarete giderlermiş. Kırmızı başlıklı kız büyük annesini çok severmiş. Onu ziyarete gittiği zaman onun anlattığı öyküleri dinler, birlikte çok güzel vakit geçirirlermiş. 

 

➽  Bölüm 1:

Kırmızı Başlıklı Kız Büyükannesine Gidiyor.

O sabah, kırmızı başlıklı kız mutfaktan gelen değişik kokularla uyanmış. İşte kırmızı başlıklı kızın masalı böyle başlamış. Neler olduğunu görmek için koşturarak aşağı inmiş. Annesi, portakal kabuklarını, bazı şifalı onları, karanfil, tarçın, limon katarak kaynatıyormuş. 

“Günaydın annecim” diyerek, annesinin yanına koşturmuş; 

“Günaydın sevgili kızım, dün gece büyükannen biraz hastalanmış. Onun için sağlıklı bitkilerden çay yaptım, sıcak çorba ve mis gibi bir sebze yemeği hazırladım. Kahvaltını yaptıktan sonra bunları büyükannene götürmelisin. Bu şifalı bitkiler ona iyi gelecektir.” demiş. 

Kırmızı başlıklı kız, bunları duyunca hemen kahvaltısını yapmış ve annesinin hasta büyükannesi için hazırladığı sepeti götürmek üzere yola koyulmuş. 

Annesi, güzel kızını uğurlarken her zaman gittikleri yoldan gitmesini, ormanda oyalanmamasını ve çok dikkatli olmasını söylemiş ve onu alnından öpmüştü. Kırmızı başlıklı kız, her zaman gittikleri yolu çok iyi biliyordu ayrıca ormandan daha önce birçok kez geçmişlerdi. Annesinin sözlerini çok önemsemeyen kırmızı başlıklı kız, büyükannesini sıcak çorbasını götürmek üzere hızlı adımlarla ormana dalmış. 

➽  Bölüm 2:

Kırmızı Başlık Kız, Ormanda Kurtla Karşılaşıyor.

Büyükannesinin evi, köylerine yarım saat mesefedeymiş. Yürüyerek kısa zamanda gidilebiliyormuş. Kırmızı şapkalı kız, elinde leziz yemeklerle dolu sepeti, sırtında kırmızı başlıklı pelerini hoplaya zıplaya ormanda ilerlemeye başlamış. Kırmızılar giymiş tatlı bir kızın elinde lezzetli yemeklerle dolu bir sepetle ormana girdiğini gören kurt, onu takip etmeye başlamış. Kırmızı başlıklı kız, ağaçların arasındaki minik patikadan hızlı hızlı ilerliyormuş.

 Kurt hemen bir plan yapmış ve küçük kızın önüne çıkıvermiş. 

 Merhaba, kırmızı başlıklı hanımefendi, bugün orman çok güzel. Ben yürüyüşe çıkmıştım. Siz nereye gidiyorsunuz böyle?” demiş.

 Kırmızı başlıklı tatlı kız daha önce bir kurt görmediği için, bu kibar hareketleri olan, nazik kurttan hiç korkmamış ve sorusunu cevaplamış ve Size de merhaba, evet orman çok güzel ama ben bugün gezmeye gelmedim. Çok sevdiğim büyükannem hastalanmış, evi hemen ileride, kırık köprünün yanında. Ona lezzetli yiyecekler götürüyorum.” demiş.

 Kurt, “Hasta Büyükannen için üzüldüm, bu leziz yiyecekler onu hemen iyileştirecektir. İstersen, büyükannen için bir de çiçek toplayabilirsin. Rengarenk çiçekleri gördüğünde eminim çok mutlu olacaktır.” demiş.

 Bu fikir kırmızı başlıklı kızın pek hoşuna gitmiş. Büyükannesinin rengarenk çiçekleri sevdiğini biliyormuş;

 “Ormanda nereden bulabilirim ki o kadar çiçeği?” diye sormuş.

 Kurt hemen atılmış.

 “Hiç merak etme, hemen şu büyük meşe ağacının ilerisinde çok güzel rengarenk çiçeklerin olduğu bir alan var. Oradan büyükannen için istediğin kadar, miss kokulu çiçeklerden toplayabilirsin.”

Bunu duyan Kırmızı pelerinli kız, annesinin “sakın oyalanma yavrum” sözlerini unutarak, neşeyle meşe ağacının oraya doğru koşturmuş. Çiçeklerin arasına dalmış, renk renk çiçekler arasından çok güzel bir demet yapmaya başlamış.

➽  Bölüm 3:


 Kurt, büyükannENİN EVİNE GELİYOR…

Kurdun yaptığı plan tutmuş, Kırmızı şapkalı kız çiçek toplayarak oyalanırken, kurtta ondan önce büyükannesinin evinin yolunu tutmuş. Kırık köprüyü görünce evin yakınlarda bir yerde olduğun anlamış. Biraz daha yürüyünce ormanın derinliklerinde bacası tüten büyükannenin minik evini bulmuş.  Kırmızı başlıklı kızın oyalanmasını fırsat bilen kurt, büyükannenin evine yanaşmış ve kapıya vurmuş. İçeriden yorgun büyükannenin sesi geliyormuş. “Kim o? güzel torunum, kırmızı başlıklım sen mi geldin?

 Evet, büyükannecim benim, kırmızı başlıklı torunun” demiş kurt. Sesini inceltmeye çalışmış ama pek başarılı olamamış. Ne var ki, hasta büyükannenin bunu anlamaya mecali yokmuş.

Gel içeri evladım gel.” diyerek hasta yatağından kalkmış ve kapıyı açmış.

 Kapı açılır açılmaz, koca ağızlı kurt bir yudumda büyük anneyi midesine indirivermiş. Hemen onun kıyafetlerinden giymiş, büyükannenin kılığında yatağa yatarak kırmızı başlıklı kızı beklemeye başlamış.

 ➽  Bölüm 4:
“Kırmızı başlıklı ve kurt” 

Kırmızı başlıklı kız, büyükannesine çok güzel bir çiçek buketi götürebilmek için, birbirinden güzel çiçeklerin arasında ormanın derinliklerine doğru ilerlemişti. Bir süre sonra yoldan iyice uzaklaştığını anlayan kırmızı başlıklı kız, topladığı çiçekleri alarak, hemen yeniden yola koşmuştu.

Ormanın içerisinde bir süre ilerledikten sonra kırık taş köprüyü görmüş ve bir elinde yemek sepeti, bir elinde topladığı çiçekler, büyükannesinin evine doğru koşturmuş.  

Kapıyı çalarken, “ Büyükannecim ben geldim, kırmızı başlıklı torunun, sana çok güzel yemekler, şifalı çaylar ve mis kokulu çiçekler getirdim.” demiş.

ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU

9 DAKİKA | Andersen tarafından yaklaşık 200 yıl önce yazılan bu masal tam bir dünya klasiği… Herkesin kendine bir pay bulduğunu bu güzel masal, kimseyi dış görünüşüne göre yargılamamayı ve hayata umut dolu bakmayı öğretiyor. Masal oku, dinle ve izle seçenekleriyle…

PRENSES VE BEZELYE TANESİ

4 DAKİKA | Tam bir prenses masalı… Eğlenceli bir masal arıyorsanız, prenses ile bezelye tanesi arasında geçenlere kulak verebilirsiniz. Andersen’den harika bir kısa masal ve bir dünya klasiği. Masal oku, masal dinle, masal izle seçenekleriyle bahtsız narin prensesimizin başına gelenlere şaşıracaksınız

PARMAK KIZ

PARMAK KIZ Parmak kız masalı ilk olarak 1835 yılında Hans Cristian Andersen tarafından yayınlanmıştır.  ☆  Parmak Kız Masalı oku ☆  Okunma Süresi 10 dakikaBir varmış... bir yokmuş...  Zamanın birinde, uzak diyarlardaki küçük bir köyde yaşayan genç bir karı koca...

TILSIM MASALI

TILSIM MASALI Tılsım Masalı  Hans Christian Andersen tarafından 1800'lü yıllarda yazılmıştır.  Genç prens ve prensesin mutluluk arayışını anlatan tılsım masalının bu versiyonunu da çok seveceksiniz... ☆  Tılsım Masalı oku ☆  Okunma Süresi 10 dakika MASAL DİNLE: Tılsım...

SİHİRLİ ÇAKMAK

SİHİRLİ ÇAKMAK MASALI Sihirli  Masalı , Çakmak adıyla Hans Christian Andersen tarafından  1800'lü yıllarda kaleme alınmış olan bu masalın yeni uyarlamasını çok seveceksiniz..  ☆  Sihirli Çakmak Masalı oku ☆  Okunma Süresi 12 dakika MASALI İZLE :  Sihirli Çakmak Masalı...

KURŞUN ASKER

KURŞUN ASKER MASALI Kurşun Asker Masalı, Hans Christian Andersen tarafından  1800'lü yıllarda kaleme alınmıştır. Masalın masallarla büyü tarafından yazılmış yeni uyarlamasını çok seveceksiniz..  ☆  Kurşun Asker Masalı oku ☆  Okunma Süresi 12 dakika ➽  Bölüm 1: BİR...

➽  Bölüm 5:
SENİN ELLERİN NEDEN BU KADAR BÜYÜK

Kurt, büyükanne kılığında yattığı yataktan seslenmiş. 

 Gel içeri yavrum. Kapının mandalını yukarıya doğru çek ve gir içeri

 Kapının mandalını yukarı doğru çekmiş ve içeri girmiş. Evin tüm perdeleri kapalıymış. Büyükannesi, yatağında yatıyormuş. Sepeti masaya bırakıp, büyükannesinin yanına gitmiş. “Merhaba, büyükannecim. 

 Kırmızı başlıklı kızın büyükannesi o gün, oldukça farklı görünüyormuş. Kocaman kulakları saçlarının arasından çıkmış.

 Büyükannesi o gün bir hayli değişik görünüyormuş. Yorganın altına saklamış, yüzünü iyice saklamış ama saçların arasından çıkan kulakları ne kadar da büyükmüş. 

 -Büyükanne, senin kulakların neden bu kadar büyük?

 Büyükannesi cevap vermiş;

 -Seni daha iyi duyabilmek için yavrum! 

 O sırada büyükannesinin gözlerinin de çok büyük olduğunu fark etmiş ve sormuş. 

 -Büyükanne, senin gözlerin neden bu kadar büyük? 

 Büyükannesi cevap vermiş; 

 -Seni daha iyi görebilmek için yavrum” 

 Bunu söylerken, kırmızı başlıklı kız bir bakmış ki, büyükannesinin ağzıda oldukça değişik görünüyor. 

 -Peki, büyükanne senin ağzın neden bu kadar büyük? 

 Büyükanne kılığına girmiş olan kurt, cevap vermiş;

 -Seni daha iyi yutabilmek için kırmızı başlık kız… 

 Kırmızı başlıklı kız, yorganın altından çıkan yüzü görünce onun kurt olduğunu anlamış ve çığlık atarak kaçmış.  

 Onun sesini duyan avcı, çok da uzakta değilmiş. Hemen eve koşturmuş ve içeri dalmış. Avcı tek hamle de kurdu yakalamış ve kırmızı başlıklı kızı kurttan kurtarmış. Daha sonra da büyükanneyi kurdun midesinden çıkartmış.  Başına gelenlere çok şaşıran ve çok korkan kırmızı başlıklı, avcıya teşekkür etmiş. Büyükannesini tekrar görebildiği için çok mutlu olan kırmızı başlıklı, başından geçenleri düşünmüş ve annesinin öğütlerinin ne kadar önemli olduğunu anlamış…

  Masal da burada bitmiş… Gökten Üç Elma Düşmüş… Biri size, biri kırmızı başlıklı kızın sepetine biri de kırmızı başlıklı kızın masalı bizim için hazırlayanlara…  

 

BAŞKA BİR MASAL OKU: Kırmızı başlıklı kız masalını beğendiysen ördek zannedilen küçük bir kuğu yavrusunun heyecanlı hikayesini anlatan → Çirkin Ördek Yavrusu ← masalını da okumak istersin……

0 Yorum
Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.