kedi ve serçe masalı

KEDİ VE İKİ SERÇE

Tam bir arkadaşlık masalı…  Kedi ve iki serçe benzer bir masaldan esinlenip, çocuklara uygun hale getirilerek yeniden yazılmış harika bir masal… 

☆  Kedi masalı, serçe masalı
☆  Okunma Süresi 5 dakika

Günlerden güneşli bir pazar sabahıymış… Şehrin hemen güney yamacında koyu yeşil panjurları olan büyük konakta o gün sıradan bir günmüş. Konak sahibinin küçüklükten beri besleyip büyüttüğü irice bir kedisi ve minik iki serçesi varmış. Kedi ve serçeler o konakta hep birlikte büyüdükleri için kardeş gibilermiş ve birbirlerini çok seviyorlar hep birlikte oyunlar oynuyorlarmış. Koca konakta büyük pencerenin hemen altında kedinin sepeti varmış ve hemen yanındaki fiskos masasında ise serçelerin kafesi duruyormuş. O konakta gün serçelerin güzel şarkılarıyla başlarmış.

Serçeler koca konakta özgürce uçar istediklerinde ise kafeslerinde dinlenirlermiş. Konağın kedisi gün boyu güneşin altında uyurmuş, bu durumdan çok sıkılan serçelerse hızlı hızlı uçarak, uyuyan kediyi uyandırır, ona türlü türlü şakalar yaparlarmış. Kedi bazen onlara sinirlenir patileriyle çevresinde uçuşan minik serçeleri uzaklaştırmaya çalışırmış.

Günlerden bir gün, oldukça sıcak bir günmüş. Konağın dev penceresini açmışlar ve bir ara içeri başka bir kuş girmiş. Kedi ile iki serçenin keyif içinde birbirleriyle oynadıklarını görünce o da oyuna katılmak istemiş. Hızla ve neşeyle onlara doğru süzülmüş. Kendisine doğru hızla uçan bu yeni kuşu gören kedinin kafası karışmış çünkü onu tanımıyormuş. Kuş ona doğru hamle yapınca irkilen ve bu yabancı kuş karşısında panikleyen kedi bir anda patilerinin ardındaki sivri tırnakları çıkarıvermiş ve üstüne doğru gelen kuşa doğru savurmuş.

Minik kuş kediden aldığı darbeyle bir anda yere yapışmış. Bir anda olanlara şaşıran iki serçe, yerde yatan kuşu görünce kediye çok kızmışlar çünkü kedinin neden böyle bir şey yaptığını anlamışlar. Minik kuş yerde çırpınırken kedi hala ona saldırmak istiyormuş. En sonunda serçelerden biri en yüksek sesiyle ötmeye başlamış. Kısa sürede konağın sahibi “Bu gürültü de ne?” diyerek salona koşturmuş ve yerde yatan minik kuşu görmüş. O da kediye kızmış ve küçük kuşu alıp ona su vermiş ve yaralarını sarmış. Serçeler adamın başında durmadan kediyi şikayet ediyorlarmış.

Konağın sahibi, serçelere sakin olmalarını söylemiş ve minik kuşu aklından bir türlü çıkaramayan oradan oraya koşuşturan kediye yönelmiş.
-Seni anlıyorum minik dostum demiş. Bu yeni kuşu görünce biraz ürkmüş olabilirsin ama ona da alışacaksın ben eminim. Onu tanımaya başladığında, bu tedirginliğin geçecek ve onunla da çok iyi arkadaş olacaksın ama o minik kuşa zarar vermek yok. İki serçe gibi o da artık burada yaşayacak.

Minik kuşunun kokusuna da biraz alışmış olan kedi, onu tanıdıkça sevmeye başlamış. Artık ona yabancı gelmiyormuş. Kısa zamanda minik kuş iyileşmiş ve etrafta iki serçe ile birlikte uçmaya başlamış. Ona zarar verdiği için oldukça üzülen kedi ile minik kuş zaman geçtikçe yakın arkadaş olmuşlar. Birlikte oyunlar oynuyor hatta bazen birlikte serçeleri uykularından uyandırıp, hızla etraflarında dönüp şakalar yapıyorlarmış.

Kedi, iki serçe ve minik kuş artık hep birlikte mutlu mutlu yaşamaya başlamışlar ve kısa masal burada bitmiş.

Çevremizdeki farklı ve yeni insanlara alışmak ve tanımak kolay değildir. Yeni arkadaşlıklar edinirken çeşitli zorluklar yaşanabilir ancak güzel arkadaşlıklar hep birbirini bulur.

0 Yorum
Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.